Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Al-Buruj Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ ﴿1﴾

Diyanet İşleri

İçinde burçları bulunan göğe and olsun;

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ ﴿2﴾

Diyanet İşleri

Söz verilen kıyamet gününe and olsun;

وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ ﴿3﴾

Diyanet İşleri

Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.

قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ ﴿4﴾

Diyanet İşleri

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ ﴿5﴾

Diyanet İşleri

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ ﴿6﴾

Diyanet İşleri

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ ﴿7﴾

Diyanet İşleri

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ ﴿8﴾

Diyanet İşleri

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ ﴿9﴾

Diyanet İşleri

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ ﴿10﴾

Diyanet İşleri

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ ﴿11﴾

Diyanet İşleri

Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ ﴿12﴾

Diyanet İşleri

Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ ﴿13﴾

Diyanet İşleri

Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ ﴿14﴾

Diyanet İşleri

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ ﴿15﴾

Diyanet İşleri

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.

فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ ﴿16﴾

Diyanet İşleri

Her dilediğini mutlaka yapandır.

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ ﴿17﴾

Diyanet İşleri

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ ﴿18﴾

Diyanet İşleri

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ ﴿19﴾

Diyanet İşleri

Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ ﴿20﴾

Diyanet İşleri

Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ ﴿21﴾

Diyanet İşleri

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.

فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ ﴿22﴾

Diyanet İşleri

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.

Quran recitationReady
Open audio