Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Al-Inshiqaq Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتْ ﴿1﴾

Öztürk

Gök yarılıp parçalandığı,

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ﴿2﴾

Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!

وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ ﴿3﴾

Öztürk

Ve yer uzatıldığı,

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ ﴿4﴾

Öztürk

Ve içindekini atıp boşaldığı,

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ﴿5﴾

Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!

يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًۭا فَمُلَٰقِيهِ ﴿6﴾

Öztürk

Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ ﴿7﴾

Öztürk

O zaman kitabı sağdan verilen,

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًۭا يَسِيرًۭا ﴿8﴾

Öztürk

Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,

وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًۭا ﴿9﴾

Öztürk

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ ﴿10﴾

Öztürk

Kitabı arka tarafından verilen,

فَسَوْفَ يَدْعُوا۟ ثُبُورًۭا ﴿11﴾

Öztürk

Bir ölüm çağıracak,

وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا ﴿12﴾

Öztürk

Ve korkunç ateşe girecektir.

إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا ﴿13﴾

Öztürk

O, ailesi içinde sevinçli idi.

إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ﴿14﴾

Öztürk

Daha düşkün bir konuma asla geçmeyeceğini sanmıştı.

بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًۭا ﴿15﴾

Öztürk

Hayır! Rabbi onu iyice görmekteydi.

فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ ﴿16﴾

Öztürk

İş, sandıkları gibi değil! Yemin ederim akşamın kızıllığına,

وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ ﴿17﴾

Öztürk

Geceye ve derlediğine,

وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ﴿18﴾

Öztürk

Toparlandığı zaman Ay'a,

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍۢ ﴿19﴾

Öztürk

Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ﴿20﴾

Öztürk

Peki onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?!

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ ۩ ﴿21﴾

Öztürk

Karşılarında Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُكَذِّبُونَ ﴿22﴾

Öztürk

Tam aksine, o küfre sapanlar yalanlıyorlar.

وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ ﴿23﴾

Öztürk

Allah, içlerinde sakladıklarını çok iyi biliyor.

فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ﴿24﴾

Öztürk

O halde, onlara acıklı bir azap muştula!

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ ﴿25﴾

Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar müstesnadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.

Quran recitationReady
Open audio