Text size
Translation comparisonCompare Al-Masad Quran translations
Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَبَّتْ يَدَآ أَبِى لَهَبٍۢ وَتَبَّ ﴿1﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Elleri kuruyasıca AbuLeheb ve kendi, kurudu da.
Alİ Bulaç
Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya.
Diyanet Vakfı
Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da.
مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُ مَالُهُۥ وَمَا كَسَبَ ﴿2﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Malı da bir fayda vermedi ona, kazandığı da.
Alİ Bulaç
Malı ve kazandıkları kendisine bir yarar sağlamadı.
Diyanet Vakfı
Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
سَيَصْلَىٰ نَارًۭا ذَاتَ لَهَبٍۢ ﴿3﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Alevalev yanan bir ateşe atılacaktır o da.
Alİ Bulaç
Alevi olan bir ateşe girecektir.
Diyanet Vakfı
O, alevli bir ateşte yanacak.
وَٱمْرَأَتُهُۥ حَمَّالَةَ ٱلْحَطَبِ ﴿4﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Ve odun hamalı, karısı da.
Alİ Bulaç
Eşi de; odun hamalı (ve)
Diyanet Vakfı
Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek).
فِى جِيدِهَا حَبْلٌۭ مِّن مَّسَدٍۭ ﴿5﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Hurma lifinden örülmüş bir ip de güzelim boynunda.
Alİ Bulaç
Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak.
Diyanet Vakfı
Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.