Text size
Translation comparisonCompare Al-Ma'un Quran translations
Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يُكَذِّبُ بِٱلدِّينِ ﴿1﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Gördüm mü yalanlayanı dini?
Alİ Bulaç
Dini yalanlayanı gördün mü?
Diyanet Vakfı
Dini yalanlayanı gördün mü?
فَذَٰلِكَ ٱلَّذِى يَدُعُّ ٱلْيَتِيمَ ﴿2﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
İşte budur o kimse ki horlar yetimi.
Alİ Bulaç
İşte yetimi itip-kakan;
Diyanet Vakfı
İşte o, yetimi itip kakar;
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ ﴿3﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Ve doyurmaz da, önayak olmaz da doyurmaya yoksulu.
Alİ Bulaç
Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.
Diyanet Vakfı
Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;
فَوَيْلٌۭ لِّلْمُصَلِّينَ ﴿4﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Vay hallerine o namaz kılanların.
Alİ Bulaç
İşte (şu) namaz kılanların vay haline,
Diyanet Vakfı
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,
ٱلَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ ﴿5﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Öylesine namaz kılanların ki namazlarını unuturlar.
Alİ Bulaç
Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
Diyanet Vakfı
Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
ٱلَّذِينَ هُمْ يُرَآءُونَ ﴿6﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Ve onlar, bütün işlerini gösteriş için yaparlar.
Alİ Bulaç
Onlar gösteriş yapmaktadırlar
Diyanet Vakfı
Onlar gösteriş yapanlardır,
وَيَمْنَعُونَ ٱلْمَاعُونَ ﴿7﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
Ve zekat vermeyi menederler.
Alİ Bulaç
Ve ‘ufacık bir yardımı (veya zekatı) da engellemektedirler.
Diyanet Vakfı
Ve hayra da mani olurlar.