Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Al-Muddaththir Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ ﴿1﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Ey bürünüp sarınan (Rasûlüm)!

قُمْ فَأَنذِرْ ﴿2﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Kalk ve (insanları) uyar.

وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ ﴿3﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sadece Rabbini büyük tanı.

وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ ﴿4﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Elbiseni tertemiz tut.

وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ ﴿5﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Kötü şeyleri terket.

وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ ﴿6﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.

وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ ﴿7﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Rabbinin rızasına ermek için sabret.

فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ ﴿8﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya,

فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍۢ يَوْمٌ عَسِيرٌ ﴿9﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İste o gün zorlu bir gündür.

عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍۢ ﴿10﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Kâfirler için (hiç de) kolay değildir.

ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًۭا ﴿11﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Tek olarak yaratıp, o kimseyi bana bırak!

وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًۭا مَّمْدُودًۭا ﴿12﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Kendisine geniş servet

وَبَنِينَ شُهُودًۭا ﴿13﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

ve gözü önünde duran oğullar verdiğim,

وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًۭا ﴿14﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim

ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ ﴿15﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

üstelik o (nimetlerimi) daha da arttırmamı umuyor.

كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِءَايَٰتِنَا عَنِيدًۭا ﴿16﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Asla (ummasın)! Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı alabildiğine inatçıdır.

سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا ﴿17﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Ben onu sarp bir yokuşa sardıracağım!

إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ ﴿18﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. 

فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ﴿19﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Canı çıkasıca, ne biçim ölçtü biçti!

ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ ﴿20﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sonra, canı çıkasıca tekrar (ölçtü biçti); nasıl ölçtü biçtiyse!

ثُمَّ نَظَرَ ﴿21﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sonra baktı.

ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ ﴿22﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.

ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ ﴿23﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi.

فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ يُؤْثَرُ ﴿24﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

De: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir.

إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ ﴿25﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»

سَأُصْلِيهِ سَقَرَ ﴿26﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Ben onu sekara (cehenneme) sokacağım.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ ﴿27﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sen biliyor musun sekar nedir?

لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ ﴿28﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Hem (bütün bedeni helâk eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.

لَوَّاحَةٌۭ لِّلْبَشَرِ ﴿29﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İnsanın derisini kavurur.

عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ ﴿30﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Üzerinde on dokuz (muhafız melek) vardır.

وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةًۭ ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةًۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًۭا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌۭ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًۭا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ ﴿31﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkârcılar için sadece bir imtinan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: «Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?» desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür.

كَلَّا وَٱلْقَمَرِ ﴿32﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Hayır hayır (öğüt almazlar). Aya andolsun ki,

وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ ﴿33﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Dönüp gitmekte olan geceye,

وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ ﴿34﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

ağarmakta olan sabaha andolsun ki,

إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ ﴿35﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O (cehennem), büyük musibetlerden biridir.

نَذِيرًۭا لِّلْبَشَرِ ﴿36﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İnsanlık için, uyarıcı.

لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ ﴿37﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için.

كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ ﴿38﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir,

إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ ﴿39﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

ancak sağdakiler başka.

فِى جَنَّٰتٍۢ يَتَسَآءَلُونَ ﴿40﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Onlar cennetler içindedir. Uzaktan uzağa sorarlar.

عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ ﴿41﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Günahkârlara:

مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ ﴿42﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye

قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ ﴿43﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik,

وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ ﴿44﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

yoksulu doyurmuyorduk,

وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ ﴿45﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,

وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿46﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Ceza gününü de yalan sayıyorduk,

حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ ﴿47﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

sonunda bize ölüm geldi çattı.

فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ ﴿48﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ ﴿49﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Böyle iken onlara ne oluyor ki, yüz çeviriyorlar?

كَأَنَّهُمْ حُمُرٌۭ مُّسْتَنفِرَةٌۭ ﴿50﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Âdeta yaban eşekleri gibi (hâlâ) öğütten,

فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ ﴿51﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

arslandan ürküp kaçan.

بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍۢ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًۭا مُّنَشَّرَةًۭ ﴿52﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde) açılmış sahifeler (İlâhî vahiy) verilmesini istiyor.

كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْءَاخِرَةَ ﴿53﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Hayır! Aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.

كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌۭ ﴿54﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Asla (düşündükleri gibi değil)! Bilsinler ki bu, gerçekten bir ikazdır!

فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ ﴿55﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Dileyen ondan (düşünüp) öğüt alır.

وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ ﴿56﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt alamazlar. Sakınılmaya lâyık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O’dur.

Quran recitationReady
Open audio