Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Al-Mursalat Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا ﴿1﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;

فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا ﴿2﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;

وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا ﴿3﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;

فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا ﴿4﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;

فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا ﴿5﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

öğüt telkin edenlere;

عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿6﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.

إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ ﴿7﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!

فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ ﴿8﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Yıldızların ışığı söndürüldüğü,

وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ ﴿9﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

gökkubbe yarıldığı,

وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ ﴿10﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

dağlar ufalanıp savrulduğu

وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ ﴿11﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).

لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ ﴿12﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?

لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ ﴿13﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Hüküm gününe.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ﴿14﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿15﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!

أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿16﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Biz, (bunlar gibi inkârcı olan) öncekileri helâk etmedik mi?

ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ ﴿17﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Sonra arkadakileri de onların ardına takacağız.

كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ ﴿18﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İşte biz suçlulara böyle yaparız!

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿19﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! 

أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ ﴿20﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı?

فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ ﴿21﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.

إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ ﴿22﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Belli bir süreye kadar…

فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ ﴿23﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür!

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿24﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿25﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Biz, yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?

أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا ﴿26﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Dirilere ve ölülere.

وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا ﴿27﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿28﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿29﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!

ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ ﴿30﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Üç kola ayrılmış, (ama) bir gölgeye gidin.

لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ ﴿31﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Ne gölgelendiren, ne de alevden koruyan.

إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ ﴿32﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.

كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ ﴿33﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿34﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿35﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿36﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿37﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ ﴿38﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.

فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ ﴿39﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿40﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ ﴿41﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,

وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿42﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

canlarının çektiğinden çeşit çeşit meyveler (arasında olacaklardır.)

كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿43﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfîyetle yiyin için» (denir).

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ ﴿44﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿45﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿46﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

(Ey inkârcılar!) yiyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿47﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ ﴿48﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿49﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ ﴿50﴾

Turkish Translation - Dr. Ali Ozek and others

Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar? 

Quran recitationReady
Open audio