بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْقَارِعَةُ ﴿1﴾
Abdulbakî Gölpınarlı
O şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket.
Alİ Bulaç
Kaari’a...
Diyanet Vakfı
Kapı çalan!
Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.
Changing languages or editions keeps the current surah and verse.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْقَارِعَةُ ﴿1﴾
O şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket.
Kaari’a...
Kapı çalan!
مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿2﴾
Nedir o şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri kopacak felaket?
Nedir kaari’a?
Nedir o kapı çalan?
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ ﴿3﴾
Ve ne bildirdi sana, nedir o şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket?
Sana o kaaria’yı bildiren nedir?
O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ ﴿4﴾
O gün, insanlar, kendilerini ateşlere atan, dağılıp uçuşan pervanelere benzerler.
İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün,
İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olur,
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ ﴿5﴾
Ve dağlar, atılmış renkli pamuklara döner.
Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün),
Dağların da atılmış renkli yüne dönüştüğü gündür (o Karia!)
فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿6﴾
Artık kimin ki terazilerindeki tartısı ağır gelir.
İşte, kimin tartıları ağır basarsa,
O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse.
فَهُوَ فِى عِيشَةٍۢ رَّاضِيَةٍۢ ﴿7﴾
O, hoşnut, razı bir geçimdedir.
Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.
İşte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ ﴿8﴾
Ve fakat kimin ki terazilerdeki tartısı hafif gelir.
Kimin tartıları hafif kalırsa,
Ameli yeğni olana gelince.
فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌۭ ﴿9﴾
Onun, ana kucağı gibi sığınacak yeri, ana yurdu, cehennem uçurumudur.
Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum).
İşte onun anası (yeri, yurdu) Haviye'dir.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ ﴿10﴾
Ve ne bildirdi sana, nedir cehennem uçurumu?
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?
Nedir o (Haviye) bilir misin?
نَارٌ حَامِيَةٌۢ ﴿11﴾
O, pek kızgın bir ateştir.
O, kızgın bir ateştir.
Kızgın ateş!