Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Ar-Rahman Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلرَّحْمَٰنُ ﴿1﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Rahman.

Alİ Bulaç

Rahman (olan Allah)

Diyanet Vakfı

Çok merhametli(Allah)

عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ ﴿2﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Kur'an'ı öğretti.

Alİ Bulaç

Kur'an'ı öğretti.

Diyanet Vakfı

Kur'an'ı öğretti.

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ ﴿3﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

insanı halketti,

Alİ Bulaç

İnsanı yarattı.

Diyanet Vakfı

İnsanı yarattı.

عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ ﴿4﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

ona dilleri, konuşmayı belletti.

Alİ Bulaç

Ona beyanı öğretti.

Diyanet Vakfı

Ona açıklamayı öğretti.

ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۢ ﴿5﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Güneş ve ay, hesapla hareket eyler.

Alİ Bulaç

Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir.

Diyanet Vakfı

Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir.

وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ ﴿6﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve gövdesiz bitki ve gövdeli ağaç secde eder.

Alİ Bulaç

Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler.

Diyanet Vakfı

Bitkiler ve ağaçlar secde ederler.

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ ﴿7﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve göğü yüceltti ve ölçüyü koydu.

Alİ Bulaç

Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu.

Diyanet Vakfı

Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu.

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ ﴿8﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ölçüde, tartıda insafsızlık etmeyin.

Alİ Bulaç

Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'

Diyanet Vakfı

Sakın dengeyi bozmayın.

وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ ﴿9﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Teraziyi doğru tutun, adaletle tartın ve eksik tartmayın.

Alİ Bulaç

Tartıyı adaletle tutup-doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.

Diyanet Vakfı

Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.

وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ ﴿10﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Yeryüzünü alçalttı halka.

Alİ Bulaç

Yere gelince, onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçalttı-koydu.

Diyanet Vakfı

Allah, yeri canlılar için yaratmıştır.

فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ ﴿11﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Orada meyveler ve lifli, kabuklu hurmalar var.

Alİ Bulaç

Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar var.

Diyanet Vakfı

Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ ﴿12﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Yapraklı taneler var ve güzel kokulu otlar.

Alİ Bulaç

Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler.

Diyanet Vakfı

Yapraklı daneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿13﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ كَٱلْفَخَّارِ ﴿14﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İyice pişmiş gibi kupkuru balçıktan, insanı halketti.

Alİ Bulaç

İnsanı, ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı.

Diyanet Vakfı

Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.

وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍۢ مِّن نَّارٍۢ ﴿15﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve cinleri, coşup kaynayan ateşten yarattı.

Alİ Bulaç

Cann'ı (cinni) da 'yalın-dumansız bir ateşten' yarattı.

Diyanet Vakfı

Cinleri öz ateşten yarattı.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿16﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

O halde, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ ﴿17﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Rabbidir iki doğunun ve Rabbidir iki batının.

Alİ Bulaç

O, iki doğunun da Rabbidir, iki batının da Rabbidir.

Diyanet Vakfı

(O,) iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿18﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ ﴿19﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İki denizi salmıştır, nerdeyse karışacaklar.

Alİ Bulaç

Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.

Diyanet Vakfı

İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ ﴿20﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.

Alİ Bulaç

İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.

Diyanet Vakfı

Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿21﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ ﴿22﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

Alİ Bulaç

İkisinden de inci ve mercan çıkar.

Diyanet Vakfı

İkisinden de inci ve mercan çıkar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿23﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ ﴿24﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve onundur denizde akıp giden dağlar gibi gemiler.

Alİ Bulaç

Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler O'nundur.

Diyanet Vakfı

Denizde yüce dağlar gibi yükselen gemiler de O'nundur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿25﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۢ ﴿26﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Yerin üstünde ne varsa fanidir.

Alİ Bulaç

(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur;

Diyanet Vakfı

Yer yüzünde bulunan her canlı yok olacak.

وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ﴿27﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve ancak ululuk ve kerem ıssı Rabbinin zatıdır kalan.

Alİ Bulaç

Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (Kendisi) baki kalacaktır.

Diyanet Vakfı

Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacak.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿28﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍۢ ﴿29﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ondan ister kim varsa göklerde ve yeryüzünde; o, her gün bir iştedir.

Alİ Bulaç

Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir.

Diyanet Vakfı

Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O, her an yaratma halindedir.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿30﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

O halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ ﴿31﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ey iki ağır topluluk, insanlar ve cinler, yakında hesabınıza bakacağız.

Alİ Bulaç

Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız.

Diyanet Vakfı

Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿32﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Hal bu iken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍۢ ﴿33﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ey cin ve insan topluluğu, ölümden kurtulmak için, göklerin ve yer yüzünün bucaklarından geçip kaçmaya gücünüz yeterse geçin, kaçın; fakat geçemezsiniz bir kudret olmadıkça.

Alİ Bulaç

Ey cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız.

Diyanet Vakfı

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿34﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌۭ مِّن نَّارٍۢ وَنُحَاسٌۭ فَلَا تَنتَصِرَانِ ﴿35﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Üstünüze bir ateş yalımı ve erimiş bakır gönderilir de kaçamazsınız.

Alİ Bulaç

İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız.'

Diyanet Vakfı

Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿36﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةًۭ كَٱلدِّهَانِ ﴿37﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Derken gök yarılıp kırmızı bir gül rengine gelerek yağ gibi eriyince...

Alİ Bulaç

Sonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak kıpkırmızı bir gül olduğu zaman;

Diyanet Vakfı

Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman,

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿38﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ ﴿39﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ne insan, ne cin, artık o gün suçlu mudur, sorulmaz.

Alİ Bulaç

İşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz.

Diyanet Vakfı

İşte o gün insana da cine de günahı sorulmaz.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿40﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ ﴿41﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Suçlular, yüzlerindeki alametten tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.

Alİ Bulaç

(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

Diyanet Vakfı

Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿42﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ ﴿43﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennem.

Alİ Bulaç

İşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir.

Diyanet Vakfı

İşte bu, suçluların yalanladıkları cehennemdir.

يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ ﴿44﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Cehennemle içecekleri kaynar suyun arasında dolanıp dururlar.

Alİ Bulaç

Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar.

Diyanet Vakfı

Onlar, cehennemle kaynar su arasında dolaşır dururlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿45﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Şimdi Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ ﴿46﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Rabbinin tapısına varmaktan korkana iki cennet var.

Alİ Bulaç

Rabbin makamından korkan kimse için ise iki cennet vardır.

Diyanet Vakfı

Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿47﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ ﴿48﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İkisinde de türlütürlü nimetler var, çeşitçeşit ağaçlar.

Alİ Bulaç

Çeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler.

Diyanet Vakfı

İki cennet de çeşit çeşit ağaçlarla doludur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿49﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ ﴿50﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İkisinde de iki ırmak var, akar.

Alİ Bulaç

İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.

Diyanet Vakfı

İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿51﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ ﴿52﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İkisinde de her çeşit meyve, çifterçifter var.

Alİ Bulaç

İkisinde de her meyveden iki çift vardır.

Diyanet Vakfı

İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿53﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ ﴿54﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Öylesine döşemelere yaslanacaklar ki astarları kalın ipekten, her iki cennetin, devşirilip toplanacak meyveleri de ellerinin altında, pek yakın.

Alİ Bulaç

Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır.

Diyanet Vakfı

Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar. İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿55﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ ﴿56﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

O cennetlerde, gözlerini, eşlerinden ayırmayan ve eşlerinden önce ne bir insan tarafından dokunulmuş, ne bir cin tarafından dokunulmuş eşler var.

Alİ Bulaç

Orada bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki, bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Diyanet Vakfı

Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller var ki, bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿57﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ ﴿58﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

O eşler, sanki yakut ve mercan.

Alİ Bulaç

Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.

Diyanet Vakfı

Sanki onlar yakut ve mercandırlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿59﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ ﴿60﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İyiliğin karşılığı, iyilikten başka bir şey olabilir mi?

Alİ Bulaç

İhsanın karşılığı ihsandan başkası mıdır?

Diyanet Vakfı

İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿61﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ ﴿62﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Bu iki cennetten başka iki cennet daha var.

Alİ Bulaç

Bu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var.

Diyanet Vakfı

Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿63﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

مُدْهَآمَّتَانِ ﴿64﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İkisi de koyu yeşil.

Alİ Bulaç

Alabildiğine yemyeşildirler.

Diyanet Vakfı

Bu cennetler koyu yeşildirler.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿65﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ ﴿66﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

İkisinde de iki pınar var, fışkırıp çıkar da akar.

Alİ Bulaç

İçlerinde durmaksızın fışkırıp-akan iki pınar vardır.

Diyanet Vakfı

İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿67﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ ﴿68﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Her ikisinde de meyveler ve hurma ve nar var.

Alİ Bulaç

İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar vardır.

Diyanet Vakfı

İkisinde de her türlü meyveler, hurma ve nar vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿69﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ ﴿70﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

O cennetlerde güzel huylu güzeller var.

Alİ Bulaç

Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır.

Diyanet Vakfı

İçlerinde huyu güzel yüzü güzel kadınlar vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿71﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى ٱلْخِيَامِ ﴿72﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Beyaz tenli, kara gözlü, otağlarda huriler.

Alİ Bulaç

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Diyanet Vakfı

Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿73﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ ﴿74﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Eşlerinden önce ne bir insan dokunmuş onlara, ne bir cin.

Alİ Bulaç

Bunlardan önce kendilerine ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Diyanet Vakfı

Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿75﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ ﴿76﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Yeşil ipeklilerle düşenmiş sedirlere ve güzelim döşemelere yaslanırlar.

Alİ Bulaç

Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar.

Diyanet Vakfı

Yeşil yastıklara ve harikulade güzel döşemelere yaslanırlar.

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿77﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?

Alİ Bulaç

Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

Diyanet Vakfı

Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ ﴿78﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ululuk ve kerem ıssı Rabbinin adının şanı, pek yücedir.

Alİ Bulaç

Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin adı ne Yücedir.

Diyanet Vakfı

Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı yücelerden yücedir.

Quran recitationReady
Open audio