Skip to content
Text size 100%
Translation comparison

Compare Ash-Shams Quran translations

Compare up to three verified translation editions verse by verse, including editions in two different languages.

Turkish editions (choose up to 3)

Changing languages or editions keeps the current surah and verse.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلشَّمْسِ وَضُحَىٰهَا ﴿1﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Andolsun güneşe ve ışığına.

Alİ Bulaç

Güneş'e ve onun parıltısına andolsun,

Diyanet Vakfı

Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına

وَٱلْقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا ﴿2﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve ondan ışık aldığı, ardına düşüp seyrettiği zaman aya.

Alİ Bulaç

Onu izlediği zaman Ay'a,

Diyanet Vakfı

Güneşi takip ettiğinde Ay'a,

وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا ﴿3﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve ışıdığı zaman güne.

Alİ Bulaç

Onu (Güneş) parıldattığı zaman gündüze,

Diyanet Vakfı

Onu açığa çıkarttığında gündüze,

وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰهَا ﴿4﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve kapladığı zaman geceye.

Alİ Bulaç

Onu sarıp-örttüğü zaman geceye,

Diyanet Vakfı

Onu örttüğünde geceye,

وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا ﴿5﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve göğe ve onu kurana.

Alİ Bulaç

Göğe ve onu bina edene,

Diyanet Vakfı

Gökyüzüne ve onu bina edene,

وَٱلْأَرْضِ وَمَا طَحَىٰهَا ﴿6﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve yere ve onu döşeyene.

Alİ Bulaç

Yere ve onu yayıp döşeyene,

Diyanet Vakfı

Yere ve onu yapıp döşeyene,

وَنَفْسٍۢ وَمَا سَوَّىٰهَا ﴿7﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve cana ve azasını düzüp koşana.

Alİ Bulaç

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Diyanet Vakfı

Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene,

فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَىٰهَا ﴿8﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Derken ona kötülüğünü de, çekinmesini de ilham etmiştir.

Alİ Bulaç

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).

Diyanet Vakfı

Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki,

قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّىٰهَا ﴿9﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Andolsun ki kim, özünü iyice temizlemişse kurtulmuştur, muradına ermiştir.

Alİ Bulaç

Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur.

Diyanet Vakfı

Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir,

وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا ﴿10﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Ve andolsun ki kim, özünü kirletmiş, kötülüğe gömmüşse ziyana girmiştir.

Alİ Bulaç

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.

Diyanet Vakfı

Onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَىٰهَآ ﴿11﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Semud, azgınlığıyle yalanlamıştı.

Alİ Bulaç

Semud (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;

Diyanet Vakfı

Semud kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı.

إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشْقَىٰهَا ﴿12﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

O zaman ki en bahtsızları atılmıştı da.

Alİ Bulaç

En 'zorlu bedbahtları' ayaklandığında,

Diyanet Vakfı

Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında,

فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقْيَٰهَا ﴿13﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Derken Allah'ın Peygamberi, bu demişti onlara, Allah'ın dişi devesi, çekinin ondan ve suvarılmasından.

Alİ Bulaç

Allah'ın elçisi onlara dedi ki: "Allah'ın (deneme için size gönderdiği) devesine ve onun su içme-sırasına dikkat edin."

Diyanet Vakfı

Allah'ın Resulü onlara: "Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!" dedi.

فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا ﴿14﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Derken yalanlamışlardı onu da ayaklarını kesip öldürmüşlerdi deveyi, derken Rableri de suçları yüzünden onları helak etmişti de orasını düzleyivermişti.

Alİ Bulaç

Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

Diyanet Vakfı

Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felaket gönderdi de hepsini helak etti.

وَلَا يَخَافُ عُقْبَٰهَا ﴿15﴾

Abdulbakî Gölpınarlı

Bu işin sonundan korkmazdı ki.

Alİ Bulaç

(Allah, asla) Bunun sonucundan korkmaz.

Diyanet Vakfı

(Allah, bu şekilde azap etmenin) akıbetinden korkacak değil ya!

Quran recitationReady
Open audio