بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!
The City · 20 verses · Yasar Nuri Ozturk.
This page pairs the Arabic Quran with the attributed Turkish translation of its meanings. Compare the wording with another published edition, or jump directly to an ayah.
Use the verse-number field below to open any other verse.
Search the locally cached translation.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Yemin ederim bu kente ki, iş onların sandığı gibi değildir!
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
Sen bu kente mahremsin/bu kente gireceksin.
وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ
Ve doğurana ve doğurduğuna da yemin olsun ki,
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
Biz insanı gerçekten bir sıkıntı ve zorluk içinde yarattık.
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ
O sanıyor mu ki, hiç kimse ona asla güç yetiremeyecektir!
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا
"Yığınlarla mal telef ettim!" diyor.
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Hiç kimsenin kendisini görmediğini mi sanıyor?
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
Biz ona vermedik mi iki göz,
وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ
Bir dil, iki dudak?
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
Kılavuzladık onu iki tepeye.
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Akabeye, sarp yokuşa atılamadı o.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Sarp yokuşun ne olduğunu sana bildiren nedir?
فَكُّ رَقَبَةٍ
Özgürlüğü zincirlenenin bağını çözmektir o.
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
Yakındaki bir yetimi,
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
Sonra da iman eden ve birbirlerine sabrı öneren, merhameti öneren kişilerden olmaktır o.
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Bizim ayetlerimizi tanımayanlara gelince bunlar; şomluk, uğursuzluk yâranıdır.
عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ
Bunların üzerine, kilitlenecek bir ateş gelecektir.
Explore the same chapter in an existing published translation of another language. Each edition has its own source and wording.